Patika

0

YAŞAMAYA YÜZÜNÜZ VAR MI?

Yüzlerimiz, seyretmeye doyamadığımız manzaralar. Neler gizliyorlar acaba derinliklerinde? Ne yaparsak yapalım gizlenemiyoruz. Yüzümüz ele veriyor bizi. Yüzümüzü olmadık biçimlere soksak da anlam ağlarından kaçamıyoruz; içimizdeki çalkantılar yüzümüze vuruyor ve yakalanıyoruz. Yaşadıkları hayatla sorunları olanların durmadan yüzleriyle oynadıkları zor zamanlardan geçiyoruz. Yüzün parçaları yerli yerine oturtulmalı. Ama olmuyor, hayat bozuyor yüzlerimizi.

Devamını Oku

Toplumsal Sorunlar

0

Doğada yaşayan her canlının kendine özgü bir savunma mekanizması vardır. Bu mekanizmaları sayesinde kendilerini koruyabilir ve yaşamlarını sürdürebilirler. İnsanlarda kendilerini gerek toplum tarafından gerekse kendi türü bakımından korumak zorundadır. Doğada yaşayan bir canlı kendi türü tarafından baskı ve sömürü altında kalmazken, insan kendi türü tarafından baskı ve sömürü altında kalır. Bu durumda insan kendi türü olan ama kendisinden daha zayıf gördüğü insan üzerinde tahakküm uygulamaya başlar.

Devamını Oku
0

Viktoryen dönemdeki mahkemeler, eğer  marketlerde hırsızlık yapan kleptoman kadınlar menopoz dönemindeyse, “ahlaki dengesizliği” savunmanın lehine bir gerekçe olarak kabul ediyordu. Tilt ve diğer doktorlar menopoz dönemindeki kadınlara roman okumamayı, dans etmemeyi, güçlü duygulardan sakınmayı, cinsel ilişkiye girmemeyi, tiyatroya ya da partilere gitmemeyi öneriyorlardı, çünkü bunlar vücudun sinir sistemini  olumsuz bir biçimde uyarabilir ve üreme organlarının işleyişine zarar verebilirdi! Doktorlar bu dönemdeki kadınlara ahlaklı ve sakin bir yaşamı, dinlenmeyi, kendilerini ev hayatına adamayı, dış dünyadan el ayak çekmeyi öneriyorlardı. “Ahlaklı yaşam” önerileri sadece menopoz dönemiyle sınırlı değildi, kadın menopozu önceleyen dönemde de ahlaklı bir şekilde yaşayarak kendini ilerideki fırtınalı dönemin güçlüklerine hazırlamalıydı! Gençlikte yaşanan kürtaj, “cinsel aşırılık”, mastürbasyon, dans, aşk romanları okuma, seksi elbiseler giyme ve benzeri “uygunsuz davranışların” bedeli ilerideki menopoz döneminde çok ağır bir biçimde ödenmekteydi!

Devamını Oku

Kadın

0

“Öyle erilsin ki öz savunma koysunlar yoluna”

Doğada yaşayan her canlının kendine özgü bir savunma mekanizması vardır. Bu mekanizmaları sayesinde kendilerini koruyabilir ve yaşamlarını sürdürebilirler. İnsanlarda kendilerini gerek toplum tarafından gerekse kendi türü bakımından korumak zorundadır. Doğada yaşayan bir canlı kendi türü tarafından baskı ve sömürü altında kalmazken, insan kendi türü tarafından baskı ve sömürü altında kalır. Bu durumda insan kendi türü olan ama kendisinden daha zayıf gördüğü insan üzerinde tahakküm uygulamaya başlar.

Devamını Oku