Acizliğin Pornografisi

Türkiye cinsel açlığın Afrikası olduğu kadar, Afrika da açlığın cinselliğidir. Açlık, cinsellik gibi mahremdir, aşamadığımız bir gerçekliktir. Varlığı reddedilir herkesçe, görmezden gelinir. Cinselliğine yabancılaşmış herkes, açlığın varlığına da yabancılaşmıştır. Toplumun cinselliğin varlığını baskı altına alması ile açlığın varlığını baskı altına alarak görünmez kılması arasında bir fark yok, ikisi de aynı yozlaşma ve yabancılaşmanın sonucu.

Kapitalizm yozlaştırdığı ve yabancılaştırdığı insanın hem cinselliğini hem açlığını metalaştırıp pornografisini üretmekte. Birisi porno filmlerle mastürbasyon yaparak cinselliğini tatmin ederken, diğeri yoksula bir kaç lira vererek ya da açlığın görüntülerine üzülerek vicdan mastürbasyonu yapıyor.

Yabancılaşması derin olanın ilgiye ihtiyacı da derin olur. Böylece bencilleşen insan hiçleşir. Kendinden başkasını göremez olur içine itildiği tecrit ile. Nasıl ki devlet varlığını tehdit edenleri zindanlarda tecrit ediyorsa, dışarıda da bu şekilde tecrit uyguluyor, bizi doğamıza yabancılaştırarak, temel gereksinmelerimizi tahakküm altına alarak.

Açlığı ve zulmü dualar ile Tanrı’ya havale etmek ise acizliğin dışavurumudur. Ancak Emil Michel Cioran’ın ettiği dua ile ördüğümüz duvarlara ilk balyozu vurarak tecritten kurtuluş için başlangıç yapabiliriz:

“Tanrım, bana hiç dua etmeme gücü verin, her nevi tapınma saçmalığından koruyun, beni Siz’in elinize hepten teslim edecek o sevgi eğilimini benden uzak tutun. Kalbimle gökyüzü arasındaki boşluk genişlesin! Issızlıklarımı mevcudiyetinizle doldurmanızı, gecelerimi nurunuzla hırpalamanızı, Sibiryalarımı güneşinizle eritmenizi hiç temenni etmiyorum. Sizden de yalnız, ellerim tertemiz kalsın istiyorum; yeryüzünü yoğururken ve dünya işlerine karışırken hepten kirlenen ellerinizin aksine… Sözlerinize ihtiyacım yok; bunları bana dinlettirecek çılgınlıktan da çekiniyorum. Sizi yoklukta bir gedik açarak şu zaman panayırını başlatmaya ve böylelikle beni evrene –oluştaki aşağılama ve utanca- mahküm etmeye iten o hoşgöremediğiniz huzuru, ilk anın öncesinden devşirilmiş devşirilmiş mucizeyi gösterin bana.”

Cihan Ören

Yorum Yapın