Bento’nun Eskiz Defteri – John Berger

Yeni tiranların yüzlerine dikkatle bak. Onlara plütokrat demekte tereddüt ediyorum, zira bu ziyadesiyle tarihe mal olmuş bir terim ve bu adamlar geçmişte benzeri görülmemiş bir vakıanın failleri. Onlara vurguncu demekle yetinelim. Vurguncu sıfatlarının birçok ortak özelliği var. Bu benzeyiş bir bakıma durumlarıyla ilgili -benzer becerilere sahipler ve hayatları benzer bir çizgide seyrediyor- bir bakıma da seçilmiş tarzla ilgili.

Benim çizimim Kuzey’e mensup bir adama istinaden yapıldı. Hiç kuşkusuz Güney’den bir vurguncununki daha değişik olurdu, ama benzer eğilimlerin öne çıkacağını tahmin edebiliyorum.

Yaşları birbirinden farklı olabilir, ancak kırklarının sonundaki bir adamın tarzı söz konusu. Giyimleri kusursuz, özel terzi elinden çıktığı belli takım elbiseleri emniyet telkin ediyor; tıpkı yüksek güvenlikli teslimat kamyonetlerinin karaltısı gibi. Zırhlı güvenlik devriyesi.

Yüz hatlarını incelediğinde aşırı, hatta bariz bir iştahları olmadığı izlenimi edinirsin – denetimi elden bırakmamak için duydukları doymaz iştah hariç. Hiç ürkütücü görünmezler, yüz ifadeleri biraz gergin olsa da neredeyse mülayimdir.

Alınlarında ufki çizgiler vardır çokça. Düşünceyle karılmış kırışıklar değil, aralıksız yağan istihbarat yüzünden oluşan çizgiler.

Küçük fıldır fıldır dönen, hiçbir şeyi kaçırmayan ama derinlere dalamayan gözler. Bir veri tabanı kadar kapsayıcı ama dinlemekten aciz kulaklar.

Nadiren titreyen dudaklar ve merhametsiz kararların çıktığı ağızlar.

Sık sık el kol hareketlerinde bulunurlar; elleriyle kimi formüllere işaret etseler de, tecrübeyle temastan kaçınırlar.

Kafalarına özenle yapıştırılmış saçları sanki bir havacılık sürat denemesine hazırlandıkları izlenimini verir.

Özgüvenleri kadar cehaletleri de okunur yüzlerinden.

Sen bilginin nasıl üç şekli olduğunu açıklamıştın. Asla hiçbir bütünle bağlantısı olmayan, rasgele edinilmiş kulaktan dolma bilgi. Nesnelerin özelliklerini dikkate alan, elverişli fikirlerden yararlanan bilgi. Ve üçüncü olarak da nesnelerdeki tözden kaynaklanan, Tanrı’ya baliğ olan bilgi.

Vurguncular, nesnelerin özelliklerine ya da tözlerine ilişkin hiç ama hiçbir şey bilmezler. Sadece kendi meslekleri ve düzenbazlıklarıyla ilgili izlenimleri vardır. Bu yüzden kuşku ve güvensizlikleri paranoyalarını körükler, enerjileri kısır bir döngü yaratır. Başka bir seçeneğin olmadığı şiarıyla iman tazelerler.

Kaynak: John Berger’in Bento’nun Eskiz Defteri adlı kitabından alınmıştır.

Yorum Bırakınız