Dehak’ların Demirci Kawa Korkusu ve Newroz

Newroz kutlamalarının yasaklanmasına şaşırmamak gerekiyor. İktidarın newrozu yasaklamasının sebebi Dehak’ın başına gelenleri bildiğindendir. Demirci Kawa’nın başlatacağı isyan ateşinin zalimin sarayını kuşatmasından duyduğu korkudur.

Çünkü efsaneye göre; Beyni kötülük ve nefretle dolmuş kral Dehak halkın sürekli kanını emmekte, halka zulüm uyguladıkça beynindeki zehir bir ura dönüşmektedir. Ölümcül urun tek tedavisi ise bir merhem olarak sürülecek çocukların beynidir. Bu beyinlerin baştan kesilerek Dehak’ın yarasına sürülmek üzere yalnızca çocukların ve gençlerin kıyıldığı büyük bir katliam başlar. Çocukların kafalarını kesen bu katliam aylardır sürdürmektedir. Halk perişandır, her gün çocuklarını öldüren kral karşısında çaresiz bir şekilde krala başkaldıracak bir öncünün yakacağı isyan ateşini beklemektedir. O öncü Demirci Kawa’dır. 17 çocuğunu kralın hastalığı için kurban vermiş Kawa’nın geriye en küçük çocuğu kalmıştır. En küçük çocuğunu vermemekte kararlı olan Kawa, zalim Dehak’a karşı başkaldırıyı örgütlemeye başlar. Demirden savaş aletleri yapar, halkı bu alanda eğitir. Hazırlıkların bitiminde Demirci Kawa önderliğinde Mart ayının 20’sini 21’ine bağlayan gece zalim Dehak’a karşı direniş başlar. Direniş kısa sürede Dehak’ın egemen olduğu topraklarda yaygınlaşır, gece dağlarda yakılan isyan ateşleriyle aydınlanır. Aynı gece kralın sarayı direnişçiler tarafından kuşatılarak ateşe verilir. Dehak’ın son bulan hükümdarlığı sonlandırıldığında halk dağlarda yakılan ateşlerin etrafında bu zaferi kutlar. Bu zafer kutlamasının adı newrozdur.

Bugünün Dehak’larının iktidarı yıkılmadığındandır ki, halk faşist ve zalim iktidarlar uğruna evlatlarını kurban vermektedir. İktidar, halkın kanıyla beslenmekte; gücünü ise kurban olma sırası bekleyen halkların boyun eğmişliğinden almaktadır. Fakat Dehak bilmektedir ki, bir halk sonsuza dek zulme boyun eğmeyecektir…

Bu sebeple, ezilenler için newroz bir isyan havasında iken egemenler için korku dolu günlerdir. Elbette birçok halk, ulusal kimliğine göre newrozu daha farklı efsanelere dayandırıp farklı biçimlerde kutlayabilirler. Egemenler ise newrozun salt bir dilek dileme günü olmasını istemekte; newrozu değil nevruzu kutlayabilirsinz demektedir.

Egemenler newrozun ne kadar içini boşaltmaya çalışırlarsa çalışsınlar, ne kadar yasaklarlarsa yasaklasınlar…

Baharın gelişi engellenemez, tıpkı Dehak’ın sonunun engellenemediği gibi…

Baran Sarkisyan

Yorum Yapın