Esas Sapıklık Nedir ve Çocuklarımızı Nasıl Koruruz?

Mahrem yerlerini öğretin, diyorlar çocuklarınıza.

Ne için söylüyorlar? Tacizlere, istismarlara, tecavüzlere karşı koymaları için.

Bu nasıl bir pisikologluk, nasıl bir pedagogluk?

Çocuğun mahrem yeri mi olur?

Bu bir yetişkin sorunudur, çocuk sorunu değil. Çocukların doğasıyla oynayarak sorunu çözemeyiz.

Çocuğun kendisini korumasına ihtiyacı yok. Zaten fiziksel olarak böyle bir gücü de yok. Ve zaten çocuk vücudunun bazı noktalarına dokunulduğunda iç güdüsel olarak buna tepki gösterir. Cinsellik yaşına erişmemiş çocuklarda bu tepki DNA’ya kodlanmıştır.

Esas mesele yetişkinlerin güç merkezli toplumsal sistemini, toplumsal cinsiyetçiliği ve kapalı toplumu ortadan kaldırmak, sevgi, paylaşım, eşitlik, özgürlük temelli, akılcı, bilimsel bir toplumsal sistem oluşturmak ve şeffaf, dürüst, açık bir cinsellik, bir ahlak, bir ekonomik, bir politik sistem geliştirmektir.

Böylelikle bir çocuğa, bir kadına, bir LGBTİ bireyine dönük istismar, tecavüz ve şiddeti önlemiş oluruz. Çünkü ancak o zaman gücün bir zorbalık, bir sömürü, bir baskı yani istediğini kendisinden daha az güçlü olana yaptırma işi olmadığını, bir enerji işi olduğunu, başkalarının hak ve özgürlüğünü en az kendisininki kadar önemsemek işi olduğunu anlamış olacağız.

Çocuğa ağız, dudak, göbek gibi organlarını yetişkinlerden saklamasını salık vermek sapıklığın başka bir çeşididir. Etrafına ve topluma karşı güvensiz, bencil, asosyal, aseksüel, narsist bireyler yetiştirmemizi sağlar. Ki zaten hali hazırda yetişen bireyler, aynen bu şekilde, tabusal cinsellikle büyüyor, cinselliği sadece üremek olarak görüyor. Böylelikle cinsel dünyası son derece sıkıcı, mutsuz, cinsel açıdan sorunlu bir cinnet toplum meydana geliyor.

Çocuklarınızın başını örtmeyin. 18 yaşına gelinceye değin onu dinsel ve geleneksel yasalarla yetiştirmeyin. Rehberiniz bilimsel yasalar ve evrensel değerler olsun.

Erkek çocuklarınızı cinsiyetinden ötürü kayırmayın, ona ayrıcılıklar tanımayın. Kız çocuklarıyla, eşcinsel çocuklarla eşit olduğunu anlatın ona. Cinsiyetçi ve şiddet içerikli oyuncuklar, elbiseler almayın. Bu tür etkinliklere götürmeyin, bu tür filmler, diziler, reklamlar izlettirmeyin, oyunlar oynattırmayın. Kız ve erkek çocuklarını sürekli aynı etkinlik içinde buluşturun. Yaşamı birlikte keşfetmelerini, öğrenmelerini, paylaşım ve dayanışma içinde olmalarını öğretin.

Çocuklarınızla her şeyi ama her şeyi konuşun. Tabu olmasın. Tabunun olmadığı bir yerde çocuklarınız olumsuz birşeyle karşılaştıklarında sizinle rahatlıkla paylaşabilirler sorunlarını. Sorunu sakın örtbas etmeyin. Hukuki ve sosyal haklarınızı mutlaka arayın. İstismarı, tacizi, şiddeti mutlaka ilgili STK’lara, medyaya, kamuya bildirin.

Çocuklarınızı devlet yurdu dışında başka yurtlara, hücre evlerine, kuran ve din kurslarına göndermeyin. Devletin de bilimsel bir eğitim ve evrensel değerlerle bir çocuk gelişim modeli edinmesi için çabalayın. Eylem, protesto, örgütlenme haklarınızı kullanın. 5 yıldan beş yıla oy vererek sorunlar çözülmüyor. Politik olun. Uyanık olun. Hiç bir siyasi partiye ve lidere körü körüne bağlanmayın. Hükumetin politikalarını sürekli denetleyin. Unutmayın: örgütsüz güç, güç değildir. Devlet ve özel okullarda mutlaka denetlemenin ve hesap verirliliğin oluşmasını sağlayın.

Türkiye’de her yıl yargıya 20 bin civarında çocuk istismarı dosyası geliyor. Kapalı ve tabulu bir toplum olduğumuzu göz ardı etmezsek, en az bu sayının üç katı kadarı da aileler, devlet yetkilileri, müdürler, yargı ve hükumet tarafından örtbas ediliyor, üstü kapatılıyor. Bir o kadarı da korktukları ve çekindikleri için ailelerine ve yetkililere söyleyemiyor çocuklar.

Biz sapık bir toplumuz. Biz şiddeti, gücü ve rekabeti kutsayan bir toplumuz. Bununla yüzleşmezsek asla kalıcı bir çözüm üretemeyiz. Bir ailenin çocuğunu dövmesi, çocuğa karşı cinselliği tabulaştırması, kutsallaştırması ya da tukakalaştırması, çocuk bedenini baskılaması, bir ailenin çocuğuna eşcinsellerden, başka ırklardan, kültürlerden, hayvanlardan, dinlerden, mezheplerden, engellilerden, yoksullardan nefret etmesini öğretmesi de en az çocuk istismarı kadar sapıkçadır.

Zafer Kılıç

Yorum Yapın