Hırsızlığa ve Teröristliğe (S)övgü

Hırsızlar, teröristler varoş denilen yoksul gecekondu mahallerinden çıkar değil mi? Genel algı böyle. Halbuki hırsızlar villa, saray kökenlidir ve teröristleri genelde resmi üniforma giyer.

Bu hırsızlar baklava çalma, kitap çalma gibi küçük işlerle uğraşmamakta, daha çok vergi alma, işçilerin emeğine el koyma, ticaret, faizcilik gibi yöntemlerle hırsızlıklarını yapmaktadır. Yaptıkları son derece yasal olduğundan biz bunlara burjuva, başbakan, bankacı, beyefendi veya kurumsal olarak Tüsiad, Müsiad vb. diyoruz. İllegal kanatları ise daha çok mafyacılık ve uyuşturucu ticareti yapmaktadır. Yoksulluğu çoğunluk kılan da esasında bu yasal hırsızlıklardır ve kapitalizm adında bir sistemleri, devlet adında bir örgütleri vardır.

Teröristleri ise bilindik teröristlerin aksine; eşitlik, adalet, özgürlük gibi idealleri bulunmamakta, genelde milliyetçi ve dinci ideolojileri bulunmaktadır. Halk sevgisi yerine devlete itaati tercih etmişlerdir. Yine de onları hak arama eylemlerinde, grevlerde, protestolarda görebilirsiniz. Ama karşı tarafta; eylemi terörize etmek ve bastırmak için. Bu sebeple diğerlerinden ayırt edilebilmeleri için üniforma giyer ve numaralı kask takarlar; silahlıdırlar. Toma, akrep, helikopter gibi araçları vardır. Bu araçların gideri de, bu teröristlerin maaşı da büyük yasal hırsızların halktan kestiği vergilerle karşılanmaktadır. Bunların bir de illegal kanatları vardır ki kontrgerilla, jitem gibi isimlerle anılırlar.

Denilebilir ki; büyük hırsızlıklar kötü de küçük hırsızlıklar iyi mi? İster hoşgörün, ister horgörün; birşey değişmiyor, çünkü hırsızlığı yaratan bu sistemdir ve bu sistem yıkılmadıkça soygun felsefesi her daim gündem olacaktır.

Yine denilebilir ki; polisler kötü de gerilla iyi mi? İster sevin, ister sevmeyin; çünkü şiddeti doğuran bu sistemdir ve bu sistem yıkılmadıkça savaş felsefesi her daim gündemde kalacaktır.

Sonuç olarak, Fidel Castro’nun sözleriyle; Soygun felsefesine son verirseniz savaş felsefesi de sona erer!

Baran Sarkisyan

Yorum Yapın