İktidarı Tamamlayan Muhalif Karakter

İnsan doğduğu ülkenin genel-geçer ideolojilerini sahipleniyor ve yine genel-geçer dinine bir aidiyet hissediyor ve buna rağmen yaşadığı ülkedeki yoksulluklar, adaletsizlikler, katliamlar karşısında bir tavır geliştirerek muhalif olduğunu iddia ediyorsa burada şüphesiz bir gariplik vardır. Etkin olan bozuk düzenin biraz daha sivri dişlisi olmak değildir. Nihayet dişlilerin görevi çarkı işletmektir. Bu yüzdendir ki, muhalefet, genel-geçer yasalar-görüşler içerisinde kaldığı sürece iktidarın bir parçası, tamamlayıcısıdırlar. Fakat bu sonuca varmadan önce bu garip durumu irdelemek gerekiyor.

Durumu somutlamak adına örnekleyerek sormak gerekirse: Kendini müslüman sayan kişi acaba İslamiyet felsefesinin yeteri bilgini midir, yeteri bilgini ise diğer dinler hakkındaki bilgisi ne kadardır, en basitinden bir İncil veya Darwin okumuş mudur? Resmi ideoloji yerine geçen Kemalizmi savunan bir kişi, okul öğretilerinin, kemalist yazarların yazdıkları metinlerin dışına çıkmayı denemiş midir, en basitinden Marks’ın Kapital’ini veya Bakunin’in Anarşi ve Devlet’ini okumuş mudur? Kendine Akp’li diyen bir kişi acaba başını iki elinin arasına alıp acaba ben neden Akp’liyim diye sormuş mudur?

Cehalet, yalnızca cehalet olarak kalmıyor; beraberinde ırkçılığı ve dinciliği de getiriyor. Yani yaşadığınız ülkede eğer kendi emeğiniz, araştırmalarınız ve eylemlerinizle bilgi ve fikir sahibi değilseniz hakim olan hangi ideoloji ise o ideolojinin bilinçsiz savunucusu, hamalı oluyorsunuz. Ürettiğiniz, yarattığınız birşey olmadığı için varlık koşulunuz yalnızca güdük milliyetçi veya dinci kişiliğiniz oluyor. Artık faşizmin bilinçli veya bilinçsiz kitlesisinizdir. Cehalet gerçekten de basit ve etkisiz bir şey değildir. Bu kişi yeri ve zamanı geldiğinde toplumsal bir olayda linçci veya ihbarcı, Suriye’de bir Işidci, Amed’de bir Hizbullahçı, fabrikada grev kırıcı, veya en azından dinciliğin ve milliyetçiliğin pasif propagandacısı oluyor. Faşizmin egemen olduğu koşullarda tarafsızlık diye birşey yoktur; ya kurbansınızdır ve buna karşı mücadele ediyorsunuzdur ya da cellatsınızdır… Çünkü yaşam boşluk tanımamaktadır.

Büsbütün kötülüklerin egemen olduğu bir dünyayı henüz değiştiremediysek bunun başlıca sebeplerinden biri şüphesiz kendimizi sorgulayıp değiştirmeden dünyayı değiştirmeye kalkışmamızdan dolayıdır. Nihayetinde bir düzen ancak yarattığı çeşitli karakterlerle devamını sağlayan bir mekanizmadır.

Baran Sarkisyan

Tartışma1 Yorum

  1. Pingback: İktidarı Tamamlayan Muhalif Karakter | YURTSEVER

Yorum Bırakınız