Ne İşe Yarar?

İnsanlar çevreleriyle ilişkilenerek var olurlar. Varlık alanlarını bu yolla genişletir veya mümkün olduğu kadar daraltırlar. Ama insanın çevresi ile olan ilişkisi büyük bir hızla değişiyor. Artık insan için ilişkili olmanın anlamı sömürme ve talan etmedir. İnsan, çevresi ile sömürmenin, yok etmenin ve tüketmenin dışında bir ilişki kurmayı büyük bir hızla unutuyor gibi.

Bu günün eğitim anlayışı ile büyütülen çocuklara öylesine, bir çıkarınız yokken yaptığınız bir şeyden bahsedin ve verdikleri tepkileri gözlemleyin. Çocuklar bile işlerine yaramayacak her şeyin gereksiz, yok edilmesi gereken olduğuna inanmış çoktan. “Biz bütün evreni ademoğluna hizmet etsin diye yarattık” diyen bir dinin zehirlediği çocuklar doğal olarak sorabiliyor; iyi de çekirgeler ne işe yarıyor? Hepsini öldürsek olmaz mı? İşe yaramaktan kastımızın ne olduğunu, kimin işine yaramaları gerektiğini sormayı veya çekirgelerin ekosistemdeki yerlerini anlatmayı bir yana bırakıp diyorum ki; Ne için öldürelim? Sorduğum sorunun öldürmeyi meşru bir gerekçeye bağladığının farkındayım ama bir çocuğun bütün çekirgeleri öldürmek istemesinin altında yatan ne? Anlayamıyorum.

Çocuk hınzırca gülüyor; hepsini torbaya koyup ezersen çıt çıt diye ses çıkar, çok zevkli olur.

Zevk için öldürelim diyor çocuk. Öldürmekten zevk almanın ne olduğu konusuna girmeden, çocuğu suçlu ilan etmeden görmek lazım; zevk almak için hayvanlar eve hapsedilirken, kafese, akvaryuma sokulurken, para verilip hayvan hapishanelerine (hayvanat bahçesi) eğlenmek için gidilirken çocuğun neden böyle olduğu çok mu muamma?

Tavuğu marketlerin dondurulmuş hayvan cesetleri bölümünden, atı ganyan bayilerinden, balığı doğum günlerinde armağan edilen bir oyuncak olarak tanıyan bu çocuklar; öldürmenin ustası birer zalim olarak büyüyorlar. Birbirleri ve çevre ile kazanılması, sükuta ermesi imkansız bir iktidar savaşı içindeler. İnsan için artık var olmanın en geçer anlamı “sahip olmak”tır. En çok paraya, en büyük statüye, en güzel kadına/adama sahip olmak için birbirleri ile amansız bir savaş içindeler. Bu savaşı önde götürmek için ise doğaya, hayvanlara sürekli olarak sömürmek, yok etmek için bakar.

Her güç sahibi kendisinden daha zayıfa hükmederek var olur. Hayvan tabakta ve lezzetliyken önemlidir. Kadın bağımlı, köle ve güzelken makbuldür. Arkadaş, dost her koşulda seni savunuyorsa, çıkarlarından yanaysa değerlidir. Öğrenci olarak çocuk sessiz ve itaatkar ise takdir edilir. Erkek daha çok para, daha yüksek statü için her şeyi yapar. Kadın kendini var etmek için çocuğunu kullanır, onu kendi kimliğinin bir yan ürünü gibi kurgular ve bu kurguya uymaya zorlar. Çocuk can sıkıntısını gidermek için kedilerin kuyruklarını birbirine bağlar. Hakimiyetini kafeste tutsak bir kuş üzerinde pekiştirir.

Özetle; insan, işine yaramayan yani sömüremediği ve denetleyemediği her şeye hınçla saldıran, ürkütücü bir canlıdır şimdilerde.

Rojda Yashik

Yorum Yapın