Neden durmaz ölümler?

“Neden diye sormaların yüzleşmelerinin başlangıcı olmalı”

Neden durmaz ölümler?

Çünkü sen cesur kahramanların yolunu gözlüyorsun! Onların destansı hikayeleri kuşatmış beynini, kötülere nasıl diz çöktürdükleri, iyilerin gönüllerinde nasıl taht kurdukları hep anlatıldı sana ve sende her defasında dahada hayran kaldın onlara. Başlangıcın zorlu sancısını çabuk unuttun, sonların görkemine kapıldın.. Şimdi bekliyorsun o kahramanların ruhlarının yeni bedenlerde hayat bulmasını, gelip kötülere diz çöktürmesini ve görkemli sahnelere tanıklık etmenin isteği sarıyor korunaklı odalar da seni.. Peki beklerken ne yapıyorsun? Başlangıcın zorlu sancısına dahil oluyor musun? Hayır. Zulüm iliklerine kadar işlese de susuyorsun.. Kan bulaşmamış kaldırımlar arıyorsun yoluna suskunca devam etmek için.. Kafanda sihirli değnek ile gelecek kahramanların hayali, tüm cinayetlere ortak olmuş benliğini bununla avutuyorsun… Seni kimse kurtarmayacak senden başka. Daha kaç cinayete ortak olacaksın susmakla?

Neden sonu gelmez bu sömürü düzeninin?

Çünkü sen bu düzenin duvarlarını sarsmayan hayaller ile dolusun.. Tepkilerin anlık, karşı çıkışların zayıf.. Günün birinde sömürülen olmaktan kurtulup , sömüren olma arzunu yok edemiyorsun içinde. Elin gitmiyor bu zararlı sarmaşığa, köklerinden söküp atamıyorsun.. Gizliyemezsin bunu kendinden, şikayet etmen boşuna… Mülkiyet hırsını atamıyorsun içinden, kamçılıyor seni bu hırs sahip olmanın bencilliğiyle var olma peşinde sürekleniyorsun. Evsizlere üzülmen merhametli olmandan değil, sahip olduklarını koruyup kollama korkundan.. Sömürü düzenine sadakat ile bağlısın.. Omuzlarda taşınan bu düzenin milyonlarca ayağından biri olmaktan vazgeçip, bu kirli ittifak ile yüzleşmedikçe, bu düzeni omuzlarında taşımaya devam edeceksin…

Neden eşit haklarla yaşamak mümkün olmuyor?

Çünkü sen eşitsizliğin getirisinden payına düşen haksızlığa göz yumuyorsun. Kadının erkek tarafından baskılanmasına biricik aile ortamında razı oluyorsun. Annene düşen rollerin onun doğası gereği olduğunu düşünüyor, babanın otoritesinden doğan adaletsizliği sorgulamaktan kaçınıyorsun. Kendi saltanatın içindir bu üç maymun hallerin. Babanın otoritesine duyduğun gizli hayranlık daha sonra tüm yaşamında otorite kurma yada varolan otoriteye hayran olan birine dönüştürüyor seni. Otoritenin iklimin de eşitliğin yaşam bulması imkânsızdır. Kurtulmalısın bu kirli fikirden..

Neden toplumsal kutuplaşma çözülemez?

Çünkü sen anayasal güvenceye alınmış üst kimliklerin biricik bireyisin… Hümanist naifliklerin, renkli sözlerin vardır her daim dilinde, ama hiç bir zaman yüzleşmezsin bu haksız ayrıcalıkla. İtiraf edemezsin içindeki çirkin memnuniyeti.. Dilin başka söylese de , göz kırparsın diğer yandan seni kimliklerinle ayrıcalıklı kılanlara. Çoğunluğun üstünlüğü her zaman karşısında azınlığın direncini bulacaktır.. Ayrıcalığı reddetmelisin… Çünkü ayrıcalık yoktur canlı olmanın doğasında.

Sen yüzleşmeden kendin ile, dökmeden tüm benliğini önündeki masaya ve derinlemesine bakmadan tüm parçalarına, değişmeyecek hiç bir şey…

Neden diye sormaların bir kaçıştan ibaret olmamalı , yüzleşmelerinin başlangıcı olmalı..

Ali Ahuramazda

Tartışma1 Yorum

  1. Pingback: Neden durmaz ölümler? | YURTSEVER

Yorum Bırakınız