Paslı Zincirler ve Kadınlar

Ataerkillik yalnızca erkeğin kafatasını değil, kadınınkini de işgal etmiş olduğundan kadının özgürleşme yolunda kıracağı zincir bir değil, bindir. Zincirlerin yarısı düzen ise, diğer yarısı kendisidir. Kolay değildir 5000 yıllık paslanmış zincirleri bir anda kırıp parçalamak. Bu özgürleşme yolunda ne bir kutsal, ne bir tabu, ne de bir sınır olmalıdır. Ve kadının erkek egemenliğine yürüttüğü mücadele ile kendisine karşı yürüttüğü mücadele birbirine paraleldir.

Toplumsal cinsiyet alanında erkeğin kalesidir devlet. Toplumun babasıdır. İnsanlığın en organize hapishanesidir. Kadını yasalarla tutsaklaştıran, rejimiyle susturan, polisiyle döven, politikacısıyla kandıran, mahkemesiyle oyalayandır.

Kapitalist sistemin en kârlı metasıdır kadın. Onu tüketim kültürüyle çarşılara hapseden, varoluşunu alışverişte sunandır. Kuyumcular, mağazalar, kozmetik katalogları ile “kişiliğin ile değil görünüşünle var olabilirsin” diyendir. Emeğini ucuz iş gücü olarak görüp sömürendir; dünyadaki açlığa, yoksulluğa sebep olandır.

Dini efsanelerdir kadını erkeğin kaburgasından yaratan. Erkeği doğuranın anti-tezidir dinler. Kadını erkeğe tarla olarak sunan, eksik yaradılışlı olduğunu, itaat etmesini söyleyendir. Onu köleleştiren, erkek tanrıya kul eden anlayışlardır. 40 huriden biri olarak sunulacak kadının cehennemidir erkeğin cenneti. Ve her nedense tüm peygamberler erkektir.

Ailedir kadını hizmetçi rolüne büründüren. Aile içindedir kadına en fazla şiddet, tecavüz ve sömürü. Yaşamını mutfakla yatak odası arasına sıkıştıran kurumudur. Kadın ilk aile içinde öğrenir köleliği; bu yüzdendir daha çocuk yaşta erkeğe “gelin” yetiştirme eğitimi. O yüzdendir yuvayı yapan kuşun dişi olması.

Gelenek ve göreneklerdir kadının erkeğe kusur etmemesi gerektiğini öğütleyen. Ona erkeğine kurban olması için kınalar yaktıran, bekaret kuşağını bağlatan. Atasözleridir “Karının bir, erkeğin dokuz aklı var” diyen. Ataerkinin ta kendisidir geleneğin göreneğin mayalandığı yer.

Diziler ve eğlence programlarıdır kadınları hedef alan. Dünya yangın yeriyken uyutandır, duyarsızlaştırandır. Boş hayallere daldırandır burjuva aşk hikayeleri ile. Televizyonların en rağbet gören metasıdır kadın. Ve haber spikerininin suçladığıdır her zaman, kadın cinayetlerinde bile.

En çok kitap okuyanı kadındır şüphesiz geldiğimiz çağda. Ve kadına en çok okutulandır popüler kitaplarda onu her zaman ikinci cins gösteren. Ya bir erkeğin tutsağı olmuştur, ya çocuğunun kölesi, ya da görünüşüyle erkeklerin gözdesi. Eril bir dilde yazılan bu kitapları okuyan bir kadın ne kadar çok kitap okursa okusun bir türk dizisinin metası olarak görür kendini ve avutur. Halbuki kadını kadına anlatan, onu özgürlüğe çağıran yazarlar vardır: Emma Goldman gibi, Virginia Woolf gibi, Simone de Beauvoir gibi, Kate Millett gibi, Alexandra Kollontai gibi, Ursula K. Le Guin gibi. Ve en diplerindedir nedense kitabevi rafları sırasında. Ve esas bu yazarlardır tozlu raflarda kadınlar tarafından okunmayı bekleyen.

Dolayısıyla;

Devlete karşı çıkamayız yoksa devlet baba bizi cezalandırır anlayışı köleliğin kabulü anlamını taşır. Kapitalizmden bize ne demek, bir meta olarak kullanılmaya, açlığın sebebi olan sisteme suskun kalmak demektir. Dine karşı çıkamayız, yoksa cehennemi boylarız anlayışı cennette seks kölesi olmayı kabullenmedir. Ailenin yapısına karşı çıkamayız demek ailenin mülkiyetin ve devletlerin temellerinden olduğunu, bu yapının ataerkiyi doğurduğunu bilmemek demektir. Gelenek ve göreneklerimize karşı çıkamayız yoksa ayıplanırız anlayışı kadını her zaman bir adım geride tutan ataerkiye bağlı en paslı zincilerden biridir. Dizilerimizden vazgeçemeyiz anlayışı tecavüzü, şiddeti, hizmetçiliği, seks objeliğini meşrulaştıran dizilerden zevk almak demektir.

Aksi takdirde kadını kadına düşman eden sistem kendini kadından aldığı destekle yenilemeye; kadınlar da yaşamlarını birer hizmetçi olarak sürdürmeye, öldürülmeye, tecavüze, tacize uğramaya devam edecek; ataerki ömrüne ömür katacaktır.

Baran Sarkisyan

Tartışma1 Yorum

  1. Pingback: Paslı Zincirler ve Kadınlar | YURTSEVER

Yorum Bırakınız