Sudaki Balık

Subcomandante Marcos, Zapatistaların eriştiği bilgeliği şu masalla anlatır:

Günlerden birgün ormanların kralı olan aslan nehirde yüzen güzel mi güzel bir balık görür. Onu aklından hiç çıkaramaz ve onu yemek en büyük tutkusu haline gelir. Bunun için nehre girer aslan, fakat yüzmeyi bilmiyordur ve bu yöntemle balığı yakalamasının imkanı olmadığını anlar.

Çaresiz bir halde sular kralı Opossum’a danışır, derdini ahvalini anlatır, derman ister. Opossum, balığı yüzerek yakalayamacağını fakat eğer nehrin suyunu içerse istediği balığın hareketsiz kalacağını ve böylelikle rahatlıkla yakalayabileceğini söyler.

Bu fikir aslanın çok hoşuna gider, öyle ki Opossum’a kendi krallığında yer açar.

Gelgelelim nehrin suyunu içmeye başlayan aslan suyu içe içe bitiremiyordur, nehrin akan suyunun diyalektiğinden bihaber olan aslanın midesi suyla davul gibi şişer ve sonuçta çatlayarak ölür, Opossum da krallıktaki yerini kaybetmiş olur. Balıkların bazıları ölmüştür fakat artık geriye kalanlar ve daha da çoğalacak balıklar ormanlar ve sular kralının yokluğunda güneşin ve ayın görkemli ışığı altında rahatça ve neşeyle yüzmektedir.

Sonuç olarak; ne aslanlar nehirdeki balıkları yok edebilir ne de devlet başkanları bir halkı yok edebilir. Ormanlar kralı istediği balığı yemek için nehrin suyunu içmeye, yani balıkların yaşam alanlarını yok etmeye çalıştı. Devlet başkanları da bir halkı yok etmek için onun yaşam alanlarını işgal etmeye çalışıyor. Fakat onlar da elbet birgün ormanlar ve sular kralının akıbetine uğrayacaktır. Ve halklar da bu kralların yokluğunda, belki azalmış olarak ama daha da çoğalarak neşeyle yaşamlarını sürdürmeye devam edecektir, şüphesiz.

Baran Sarkisyan

Kaynakça: Subcomandante Marcos, Zapatista Hikayeleri, agora kitaplığı

Tartışma1 Yorum

  1. Pingback: Petag Kültür

Yorum Yapın