Yaşamak İçin Çalışmaya Zorlanmak

İnsanın temel ihtiyaçları için emeğini satmak zorunda kalmasından daha alçakça birşey tanımıyorum, çünkü tüm alçaklıklar, -borçlandırma, asgari ücret, işsizlik tehdidi, yoksulluk, yozlaşma, vergiler, sigorta ödemesi, işçi yetiştiren aile, okul kurumları, ideoloji, çalışma ahlakı, tüketim kültürü, polis şiddeti, kanunlar, itaatkar bedenler- bu temel üzerinden yükselmekte. Yani asıl alçaklık işten çıkarmak veya maaşları düşük tutmak değil, insanların temel ihtiyaçlarını gidermesi için bir yerde çalıştırmak, emeğini satmak zorunda bırakmaktır.

Örneğin sigorta konusunu açalım. Bir kişi eğer sağlık hakkından yararlanmak istiyorsa sigortalı bir işte çalışmak zorundadır, yoksa hastalıktan ölecektir; çünkü zaten çalışmazsa parası olmayacağından muayene için bile ödeyecek parası olmayacaktır. Yani yaşamak için emeğini satmak zorunluluğu…

Çalışma ahlakını ele alalım: İşe zamanında gidip gelmek, disiplinli olmak, çalışırken ahlaksız davranışlarda bulunmamak, çalışırken sakız çiğnememek, tuvaletlerde oyalanmamak ya da tuvalet için mola saatini beklemek, üstlerine saygıda kusur etmemek, bir dediklerini iki etmemek, şikayet etmemek, sendika lafı etmemek, siyasetle ilgilenmemek, işini en iyi şekilde yapmak gibi sıralayacağımız ahlaklar çalışana çalıştıran tarafından dayatılmış ahlaklardır.

Çalışmak insanın arzusu değildir; bu arzu temel ihtiyaçlar için koşullandırılıp şartlandırılmıştır, yapaydır. Bu şartlandırmaları bir bütün olarak düşündüğümüzde çalışmak zorunda kalan kesimin başkaldırmadığı durumda neyle karşı karşıya kaldığı ve bu karşılaşmada nasıl kölece bir kişilik edineceği aşikardır… Ne için tüm bu boyun eğmeler, sefalet? Açlıktan ölmemek için…

”Çalışmadan da olmaz ki” itirazlarına yanıt: neden birbirinden ayrılmış meslekler, öğretiler var? Bir kişi neden temel tıbbi bilgilere, tedavi yöntemlerine sahip değil? Neden herkes kullandığı musluğu tamir edemiyor, neden herkes kendi evini inşa etme becerisi edindirilmiyor, neden herkes kendi bahçesini, tarlasını ekemiyor, neden, neden… Neden çünkü, herkes kendi ihtiyaçlarını giderecek beceriye bilgiye erişirse bu sistemin felaketi olur, tüketim çöker, çünkü herkes hiyerarşi, sömürü ve vergi bilmeksizin ortaklaşa ihtiyacı kadar üretir…

Dolayısıyla yaşam için talep daha fazla ücret, daha iyi çalışma koşulları olmaması gerekir.

Baran Sarkisyan

Yorum Bırakınız